Ana içeriğe atla →

Vivo X300 İncelemesi

Türkiye’deki görme engellilerin çoğunluğu gibi Samsung bir telefon kullanırken, Vivo’nun Premium olarak nitelendirdiği X serisinden X300 cihazına geçtim ve bir haftalık kullanım deneyimlerim sonucu elde ettiğim izlenimlerimle erişilebilirlik deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

 

Kutu tasarımı ve içeriği

Cihaz siyah renkli büyükçe kare bir kutuda geliyor. Kutudan telefonun yanı sıra bir adet kılıf ve şarj aletiyle kablosu çıkıyor. Kılıf kalitesi kötü sayılmaz. Şarj aleti büyükçe, biraz da ağır uzun bir dikdörtgen şeklinde. USB
A çıkışa sahip bu adaptörün yanında oldukça kalın ve dayanıklı görünen yaklaşık 1 metre uzunluğunda şarj kablosu da çıkıyor. Ayrıca cihazın ekranına koruma jelatini uygulanmış ve bu son derece kaliteli bir film. Böylesine dolu bir kutu içeriğini diğer markaların da geri getirmesini diliyorum. Cihazı farklı bir kılıfla kullanmak istersek piyasada şekil ve motif bakımından zengin çok sayıda kılıf seçeneğiyle karşılaşabiliyoruz fakat şeffaf yahut düz renkli bir modele henüz rastlayamadım.

 

Tasarım

Önceki telefonum olan Samsung Galaxy S25 Ultra yazılımsal anlamda ve erişilebilirlik seçenekleri bakımından beni tatmin ediyor olsa da ergonomi açısından cihazın geniş ve büyük olması kullanım deneyimimi olumsuz etkileyen faktörlerden biriydi. Bu bağlamda performans açısından S25 serisini aratmayan fakat mobilitesi yüksek bir cihaz arayışı içindeydim. Tam bu esnada dikkatimi Vivo X300 çekti.

6.31 inch ekrana sahip bu cihaz 8 mm inceliğinde ve 190 gram ağırlığında. Bu haliyle cihaz avuç içine rahatça oturan bir forma sahip. Üstelik cihazın alt kenarları tutuş hissiyatını kolaylaştırmak adına çok hafif şekilde yuvarlatıldığı için uzun kullanımlarda eli rahatsız etmiyor. Cihazın çerçevesi alüminyum, arka paneli ise cam. Kamera adası cihazın üst orta konumunda ve el feneri camı büyüklüğünde yuvarlak bir ada içine dört tane kamera yerleştirilmiş. Kamera adasının etrafı ise metal bir çerçeveyle çevrili. Kamera adasının sağ üst tarafında oldukça şık bir şekilde konumlandırılmış flaş ledleri var. Kamera adasının camı da dışarıya doğru belli belirsiz bir bombe yaparak görünüşe şıklık katıyor. Cihaza arkadan bakıldığında tıpkı bir fotoğraf makinesine bakıyormuş izlenimi veriyor. Cihazın sağ kenarında tek bir tuş şeklinde ses açıp kısma tuşları, onun da biraz altında güç tuşu var. Cihazın alt kenarında büyük bir hoparlör deliği, onun yanında, yani alt kenarın tam ortasında type c bağlantı noktası, alt kenarın sol tarafında da SİM kart tepsisi mevcut. SİM kart tepsisi ile type c arasında mikrofon deliği, cihazın en sol tarafında da SİM kart tepsisine ait delik var. SİM kart iğnesini mikrofon deliğine takıp mikrofonu bozmamak adına bu ayrımı anımsamak önemli. Cihazın sol tarafı boş. Üst tarafta ise sol kenara doğru ikinci hoparlör ızgarası, sağ tarafa doğru ise diğer mikrofonlar konumlandırılmış. Ayrıca cihazın 6.31 inch ekranının en üst orta kısmında içinde 50 megapiksel kamera barındıran bir kamera deliği mevcut. Cihaz bu haliyle simetrik bir tasarım anlayışını benimsiyor. Cihaz ele alındığında cam ve metalin tok ve soğuk hissiyatıyla Premium bir his uyandırıyor.

 

Performans

Cihazı tercih ederken en fazla dikkat ettiğim iki kriterden birincisi eski cihazımı aratmayan bir performansa sahip olmasıydı. Cihazın kalbinde yer alan Mediatek Dimensity 9500 işlemci bu beklentilerimi fazlasıyla karşılayacak nitelikte. 4.21 GHz hızına ulaşabilen bu işlemci 1 adet ultra performans, 3 adet yüksek performans ve 4 adet tasarruf odaklı 8 çekirdeğe sahip. 3 nm üretim süreciyle üretilen bu işlemcinin en büyük rakibi SnapDragon 8 Elite. Cihazda LP-DDR5x 16 GB RAM kullanılmış. Bu da ilerleyen yıllardaki Android güncellemelerini çalıştırmak adına sorunsuz bir deneyim vaat ediyor. Vivo bu doğrultuda Android 16 ile kutudan çıkan X300 için bölge fark etmeksizin 5 ana Android güncellemesi sözü veriyor. Cihazın arka tarafındaki kamera adasında 1 adet 200 megapiksel değerinde ana kamera, bir adet 50 megapiksel değerinde geniş açılı kamera, bir adet 50 megapiksel değerinde telefoto kamera mevcut. Ayrıca cihazın ön kamerası da 50 megapiksel. Cihaz çok hızlı sayılabilecek 90 watt değerinde Flash charge protokolünü destekliyor. Bir görme engelli kullanıcı için dolu dolu bir paket.

 

Erişilebilirlik ve Arayüz Detayları;

Kategorilere göre tek tek ele almadan genel bir değerlendirme yapacak olursam, cihaz gayet erişilebilir bir yazılıma sahip. Fakat bazı küçük detayları sizlerle paylaşmam gerek. Bu arada cihaz saf Android arayüzüne yakın, kişiselleştirme ve basitlik arasında güzel bir denge kuran Origin OS arayüzüyle geliyor.

  • Cihazı ilk defa başlatıp ses açma ve kısma tuşlarına basılı tuttuğumuzda TalkBack İngilizce Google TTS sesiyle konuşmaya başlıyor. Kurulum bitince TalkBack menüsünden metin okuma ayarlarına gider gitmez cihazın konuşması Türkçe’ye dönüyor. Kurulum esnasında klavye dahil tüm unsurlar erişilebilir.
  • Cihazın kontrol paneli, bildirim merkezi, kaydırma çubukları tüm ekran okuyucularla son derece erişilebilir. OriginOS ara yüzü ana ekranda ekran okuyucuların eylemler özelliğini desteklemiyor olsa da bildirim panelinde bu özellik destekleniyor. Ana ekranı ve uygulama çekmecesini eylemler özelliği olmadan düzenlemek de gayet erişilebilir. Fakat ben Nova Launcher kullandığım için Origin OS ana ekranını test dışında pek kullanmadım.
  • Cihazın kontrol merkezindeki etiketlemeler ile ilgili ufak bir sorundan bahsetmem gerekiyor. Sanırım bu bölgenin etiketlemesi esnasında çevirilerde özensizlik gösterilmiş. Fakat bu durum kullanım deneyiminde bir sorun teşkil etmiyor. Mesela Wi-Fi butonunu ele alalım. Wi-Fi açık ve ağa bağlı olduğunda ağın ismi okunuyor. Wi-Fi açık ve ağa bağlı olmadığında Wi-Fi etkinleştir, Wi-Fi kapalı olduğunda da Wi-Fi devre dışı bırak şeklinde okunuyor. Oysa ki bu butonlar sırasıyla Wi-Fi etkinleştirildi ve Wi-Fi kapalı yahut Wi-Fi devre dışı bırakıldı şeklinde seslendirilse kafa karışıklığı ortadan kalkacak. Bu duruma alışıldığında ise sorun kalmıyor. Bu yanlış çeviri problemi tüm kontrol panelinde görülebilen bir durum.
  • Cihaz hem Advanced Braille Keyboard (ABK) hem de tüm ekran okuyucularla sorunsuz çalışıyor. Fakat ekran okuyucuya göre ABK’nin davranışları değişebiliyor. Hem ekran okuyucu performanslarını hem de o ekran okuyucuyla ABK’nin davranışını aşağıda detaylandıracağım.
  • Ekran okuyucular bağlamında değerlendirdiğimizde cihazın arayüzü son derece akıcı davranıyor. Samsung cihazların One UI arayüzünde olduğu gibi ekran okuyucuların tutuk davranma problemi Origin OS’de hiç yok.
  • Bu yüzden TalkBack son derece akıcı ve tutarlı çalışsa da Jiesho her zamanki gibi yine daha iyi performans gösteriyor. TalkBack ile ABK sorunsuz çalışıyor. Samsung telefonumda bile ABK’yi nokta ataması yapmadan çift el ekran karşıda modunda kullanamıyorken yeni cihazımda TalkBack açıkken ABK’yi sorunsuzca kullanıyorum.
  • Jieshuo son derece akıcı çalışıyor. Fakat ABK ile Jiesho kullanmak istediğimizde sorunlar başlıyor. Normal olarak Android navigasyon tuşlarını gizleyip ekran okuyucu hareketleriyle navigasyon yapmayı tercih eden bir kullanıcı olarak Jieshuo açıkken ABK kullanmaya çalıştığımda ekran ABK’ye tepki vermiyor. Navigasyon tuşlarını görünür hale getirdiğimde ise ABK düzeliyor fakat bu defa da 2. Ve 5. Noktaları kullanan üç noktalı harfleri asla yazamıyorum. Telefonumun parmak izi özelliğini kullanmayı bıraktığımda düzelir mi diye düşünüp uyguladığımda bile bir gelişme olmadı. Buna rağmen ABK kullanmayan biri için cihaz sorunsuz.
  • Prudence Ekran Okuyucu da cihazda gayet akıcı çalışıyor. Fakat navigasyon tuşları gizliyken ABK yine ekrana tepki vermiyor. Navigasyon tuşlarını tekrar görünür kılınca ABK düzeliyor fakat bir süre yazdıktan sonra nokta atamaları kendiliğinden karışabiliyor. Bu da uzun vadede can sıkıcı bir durum.
  • Cihazda en iyi çalışan ekran okuyucu Tiantan. Bu ekran okuyucu hem akıcı çalışıyor hem de navigasyon tuşları gizliyken yahut görünür durumdayken ABK ile yazma deneyimini kesinlikle etkilemiyor.
  • Kısaca benim kullanım senaryoma göre en sorunsuz deneyimi Tiantan Ekran Okuyucu yaşatıyor.
  • Xiaomi, Tecno, İnfinix gibi markalara ait arayüzlerin yaşattığı ekran okuyucularıyla sentezleyicilerin ve ABK tam ekran erişilebilirlik hizmetinin arka planda durdurulması sorunu bu cihazda kesinlikle yok. Yalnızca Jiesho ilk açıldığında bu uygulama aşırı pil tüketebilir ama yine de çalıştırılsın mı diye soruyor.
  • Cihazda bir tane fiziksel erişilebilirlik kısayolu var. Ses açma ve kısma tuşlarına basılı tutmayı bir erişilebilirlik hizmetini açıp kapatmaya atayabiliyorsunuz; ve diğer hizmetler istenirse erişilebilirlik düğmesi ile başlatılıp sonlandırılıyor. Samsung cihazlarda olduğu gibi Vivo cihazlarda ses açma ve güç tuşuna aynı anda basma erişilebilirlik kısayolu yok.
  • Cihazın arayüzü gayet akıcı. Hızlı süpürme hareketlerinde veya uzun liste kaydırmalarında takılma ve okuma gecikmesi yaşatmıyor. Uygulama arasındaki geçişler de sorunsuz.
  • Cihazın son uygulamalar ekranında listelenen uygulamaları liste, yığın, blok, döşeme gibi şekillerde ayarlayabiliyoruz. Ben blok olarak ayarlamayı daha pratik buldum. Hangi düzen ayarlanırsa ayarlansın erişilebilirlik deneyimine olumsuz bir etkide bulunmuyor. Arka planda açık olan uygulamalar Samsung cihazlarda olduğu gibi son uygulamalar ekranında değil, bildirim panelinin üst kısmında bir numara olarak görünüyor. Buraya dokunulduğunda açık uygulamalar da tek tek yönetilebiliyor. Ayrıca son uygulamalar ekranında tüm uygulamaları kapatma butonuna basıldığında ekran okuyucu “Zaten en iyi durumda” diye bir çıktı veriyor ve son uygulamalar ekranına dönülüp açık uygulamalar kontrol edilirse onların yerli yerinde durduğu görülüyor. Son uygulamaları kapatmak için ekran okuyucu uygulamanın ismini okuyunca iki parmakla yukarı kaydırmak gerekiyor. Sanırım Vivo yazılımcıları 16 GB RAM’in niğmetlerinden sonuna kadar yararlanmak adına böyle bir tasarımda bulunmuş.
  • Görme engelli kullanıcıların yaşadığı en büyük problemlerden biri de bluetooth kulaklık ya da hoparlör bağladığımızda yaşanan ekran okuyucu sesinin geç gelme problemi. Kendi deneyimlerim ve kullandığım cihazlar bağlamında bu gecikme minimum düzeyde. Minimum düzeyde olan bu gecikme bağlantı teknolojisinin doğasından kaynaklanıyor ve S25 Ultra cihazımda olduğu kadar.

 

Kullanım deneyimi;

Yukarıda da bahsettiğim kontrol merkezindeki etiketlerde çeviri problemine yarım saatte alıştıktan sonra Tiantan ve ABK kombinasyonunu yakalayana kadarki araştırma, deneme ve yanılma süreçlerimi bir kenara koyarsak iyi ki Vivo almışım diyecek çok sebebim var. Cihazın pilinin eski telefonumdan 1000 mAh daha büyük olması bana her zaman güvende hissettiriyor. Şarjımın bitmeyeceğinden neredeyse eminim ve uzun bir günün ardından eve geldiğimde şarj seviyem hala %45 – 50 aralığında oluyor. Ayrıca cihaz yavaş şarj modunda bile 30W civarında ısınmadan şarj olabildiğinden bataryamın dolmasını beklemem pek uzun sürmüyor. Cihazın ergonomisi gayet güzel ve bu sayede hareket halindeyken bile rahatça kullanılıyor. Ayrıca az gören kullanıcılar için de ekran gayet net görüntü veriyor. Cihazın hoparlör konumlandırması sayesinde müzik dinlerken stereo etkisi sonuna kadar hissediliyor. Ayrıca cihaz ikinci hoparlör olarak ahizeyi değil, cihazın üst kısmındaki ayrı bir hoparlörü kullanıyor. DolbyAtmos gibi bir ses sertifikasına sahip olmamasına rağmen bu cihazda müzik dinlemek keyifli oluyor. Bas sesler derinden vurmasa bile kendilerini belli ediyor. Orta ve üst frekanslar ise gayet berrak ve net. Son olarak küçük ve önemsiz gibi göründüğü halde bazen hayat kurtarabilen bir özellikten bahsetmek istiyorum. Cihazın kamera adasında yer alan kızılötesi sensörü ve bu sensörü kullanmamızı sağlayan akıllı kumanda yazılımıyla evinizdeki televizyonlar yahut klimalar gibi tüm uzaktan kumandalı araçları kolayca kontrol edebilirsiniz. Ben 2014 yılından kalma bir Vestel televizyon ile işyerimdeki Toshiba klima üstünde denedim ve başarılı oldum. Cihazın temel fonksiyonları kolayca kontrol edilebiliyor.

 

Sonuç;

Olumlu ve olumsuz yönleriyle objektif olarak anlatmaya çalıştığım Vivo X300 görme engelliler camiasında Samsung’dan farklı bir alternatif arayanlar için güvenle sığınılacak limanlardan biri. Jieshuo ve ABK uyumsuzlukları zamanla giderilecektir. Ayrıca ABK kullanıcısı olmayan biri için endişe edilecek hiçbir durum yok. Benim kullanım alışkanlıklarıma göre bu yazıda da bahsettiğim gibi Tientan ve ABK kombinasyonunu yakaladıktan sonra herhangi bir özelliğin S25 Ultra cihazımdan daha iyi ya da daha kötü olduğunu düşündüğüm hiçbir nokta olmadı. İllaki bir fark söylemek gerekirse kızılötesi sensörüyle uzaktan kumandalı cihazları kontrol edebilmek bana daha da esneklik sağladı.

Görüntüleme: 61

Yazar Hakkında

Hasan Çimen

Kategori: İncelemeler

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir